Milletvekili aday listeleri hangi mesajı veriyor?

14 Mayıs seçimleri yaklaşırken partilerin milletvekili aday listelerini YSK’ya sunmasının ardından partilerin gözettiği dengeler tartışma yarattı.

Seçimlerde Cumhurbaşkanlığını kazanmak kadar Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) çoğunluğu sağlamayı da hedefleyen partiler bu nedenle stratejik hamleler ile milletvekili aday listelerini belirledi. Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) sunulan listelerde AKP daha çok yerel dengeleri gözetmeye çalışırken, dört partiyi kendi bünyesine katarak liste yapan CHP’de ise verilen kontenjanlar parti içinde tartışmalara neden oldu. 

AKP’de “eski” isimler yeniden listede  

AKP’nin listelerinde Meclis Başkanı Mustafa Şentop, AKP Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Genel Başkan Yardımcıları Hamza Dağ ve Ali İhsan Yavuz, Genel Sekreter Fatih Şahin, Grup Başkanvekilleri Yılmaz Tunç ve Bülent Turan’ın aralarında bulunduğu isimler 3, 4 ya da 5 dönemlik olmaları nedeniyle ya da Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla aday yapılmazken mevcut 285 vekilin 181’i liste dışı kaldı.  

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy dışındaki tüm bakanlar ise çeşitli illerden aday oldu.  

Liste dışı kalan isimler arasında Sedat Peker’in iddialarında adı geçen milletvekilleri Zehra Taşkesenlioğlu ile Tolga Ağar da yer aldığı görüldü.  

Geçmişte partinin önde gelenleri arasında yer alan eski Bakan Faruk Çelik, eski Bakan Bülent Tüfenkci ve eski Bakan Ayşen Gürcan’ın yanı sıra AKP tabanında sevilen siyasetçilerden olan eski parti yöneticisi Haluk İpek gibi isimler yeniden aday oldu.

2018’de milletvekili seçilen ancak Adalet Bakanı atanmasının ardından vekillikten istifa eden Abdülhamid Gül de, bakanlık görevinden anlaşmazlıklar nedeniyle alınmıştı. Milli Görüş tabanında etkin olan Gül de AKP aday listesinde yer aldı.

6284 sayılı kadına yönelik şiddetin önlenmesi kanununa sahip çıkan ve yaptığı “kanun kırmızı çizgimiz” gibi çıkışlarla dikkat çeken AKP’li Özlem Zengin de listelerde üst sıralardan yer buldu. Zengin, şu andaki seçim bölgesi Tokat yerine İstanbul’dan aday gösterildi. 

AKP’de hedef tek başına Meclis’teki vekil sayısının 301’i aşması. 2018’de 295 vekil çıkaran AKP’de bazı vekiller bakanlık için istifa etmişti. AKP, Cumhur İttifakı partilerinden MHP’nin desteği ile 360 vekile ulaşabilmeyi hedefliyor.  

“Yerel dengeler korunmuş”  

DW Türkçe’ye AKP listelerini değerlendiren siyaset bilimci Deniz Yıldırım, bakanların aday gösterilmesinin dikkat çeken bir adım olduğunu söyleyerek, “İki olasılık olmalı ya bu bakanların performanslarından memnun değil ki böyleyse muhalefete koz verir ya da güçlü performans görüyor ve Meclis’i güçlendirmek istiyor. Önümüzdeki dönemde olası bir iktidar değişikliğinde muhalefetin de parlamenter sisteme geçme vaadi olduğu için güçlü bir parlamento grubu istiyor olabilir” dedi. 

Yıldırım, “Geriye dönük olarak küskünlerin kazanılması, eski isimlerin ve farklı isimlerin gelmesi de önemli. Bu isimlerin yerel dinamikleri dikkate alan şekilde yeniden listeye kattığı görülüyor. HÜDA PAR ve DSP gibi partilerde yelpazenin farklı tutulması gereken bir hikayeye AKP’nin ihtiyacı var. Burada da büyük olasılık da millilik –  gayrı millilik üzerinden bir kampanya kuracaklar” değerlendirmesi yaptı. AKP aday listelerinde HÜDA PAR’a dört, DSP’ye ise üç kontenjan ayırdı.

“Çift taraflı motivasyon” 

DW Türkçe’ye konuşan MAK Danışmanlık Başkanı Mehmet Ali Kulat da AKP’nin tarihindeki en büyük vekil değişikliğini yaptığını söyledi. Kulat, “Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki şeyi aynı anda yapıyor; bakanlarla her şeyden önce motivasyon sağlamaya çalışıyor,  başarılı olur olmaz göreceğiz. Sahada bir motivasyon sağlamaya çalışıyor. Diğer konu da kendi tabanına giremeyen liste dışı kalanlar başka yere gitmesin diye onlara da bir mesaj veriyor. ‘Seçimi kazanırsak bakanlıklar var, bakan yardımcılıkları var’ mesajı veriyor. Çift taraflı bir motivasyon AK Parti’de sağlanmış durumda” değerlendirmesini yaptı.  

CHP’de tartışmalı isimler 

CHP’de ise listelerin açıklanmasının ardından diğer partilere verilen kontenjan parti tabanında rahatsızlık yarattı. DEVA’ya 25, Saadet’e 24, Gelecek Partisi’ne 19, Demokrat Parti’ye üç, İYİ Parti’ye beş, Türkiye Değişim Partisi’ne bir olmak üzere toplamda diğer partilere 77 kontenjan verilmesi parti içinde tartışmalara neden oldu.

Ancak özellikle DEVA Partisi’nden Sadullah Ergin’in Ankara’dan, Gelecek Partisi’nden Sema Silkin Ün’ün ise Denizli’den aday yapılması tartışmaları daha da alevlendirdi. Eski AKP’li Ergin, Balyoz ve Ergenekon davaları sürecinde Adalet Bakanı olması, daha önce de adının “Ali Dibo” olarak anılan partililere ihale verilmesi olayına karışması nedeniyle CHP’de adı tepki çeken isimlerden. Ergin’in Hatay yerine CHP’nin Ankara’da en güçlü olduğu yerlerden olan 1’inci bölgeden aday gösterilmesine de tepkiler var.  

NTV yayınına katılan CHP’li Oğuz Kaan Salıcı ise Ergin’in aday gösterilmesine gelen tepkilerle ilgili soruya “Biz isimler üzerinden giden bir süreç yürütmedik. DEVA Partililer ve diğer siyasi partiler bizi biliyor, biz de onları biliyoruz. Listelerde ortaklaşmanın getireceği sinerjiyle daha fazla arkadaşımızın parlamentoya gireceğini biliyoruz. Siyasetler kişiler değil partiler üzerinden, fikirler üzerinden yürür” dedi.

Kontenjanların kaçı seçilebilir? 

2018 seçimleri dikkate alındığında DEVA Partisi adaylarına bakınca 11 ismin seçilmesine kesin gözüyle bakılıyor. Sadullah Ergin, parti Sözcüsü İdris Şahin, Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen dahil 11 isim CHP’nin oyları 2018 düzeyinde kalsa ve aynı sayıda vekili çıkarsa dahi vekil olabilecek.

Yedi isim ise kritik yerlerde olarak değerlendiriliyor. Örneğin 2018’de CHP’nin dokuz vekil çıkardığı İstanbul 3’üncü bölgede DEVA’lı Medeni Yılmaz 10’uncu sıraya konuldu. Eski Bakan Selma Aliye Kavaf da Manisa’da 4’üncü sırada yer aldı. CHP 2018’de bu ilde üç vekil çıkarmıştı.

“Tam sınırdaki” adaylar ile oy artışı hedefleniyor. DEVA için geriye kalan yedi ismin ise aday çıkarılmasının zor yerler olduğu konuşuluyor. Örneğin Kayseri’den bir vekil çıkaran CHP’de, bu sefer DEVA’lı Bahadır Özsoy 3’üncü sırada yer aldı.

Saadet Partisi’nden de aday gösterilen 24 isimden parti sözcüsü Birol Aydın, Mesut Doğan, Bülent Kaya’nın da aralarında olduğu dokuz isim 2018 ile aynı vekil çıkarılması halinde Meclis’e gelecek. Yedi isim ise “sınırda kritik yerlere” konuldu. Sekiz ismin ise Meclis’e gelmesi “zor” olarak yorumlanıyor. Örneğin Sakarya’dan bir vekil çıkaran CHP’de Saadet Partili Ali Fethi Gürler 7’nci sıraya konuldu.  

Gelecek Partisi kontenjanından da parti yöneticileri Sema Silkin Ün, Selim Temurci, İsa Mesih Şahin, Selçuk Özdağ dahil 10 isim 2018’deki vekillerin çıkarılması durumunda Meclis’e gelecek isimler arasında. Diğer isimler ise kritik ve ciddi oy artışı durumlarında gelebilecek yerlere konuldu.  

Demokrat Parti’den de milletvekili Cemal Enginyurt ve Haydar Altıntaş ve Salih Uzun da listelerde seçilebilecek sıralarda yer aldı.

Türkiye Değişim Partisi Genel Başkanı Mustafa Sarıgül de Erzincan’dan aday oldu. CHP 2018’de bu ilde yüzde 25 oy almış ancak vekil kazanamamıştı.

CHP’de de hedef 250 vekile ulaşabilmek. İYİ Parti ile birlikte ise toplam hedef önce 301 milletvekili ardından da 360 çoğunluğuna ulaşabilmek.  

“Tartışılır ama seçime doğru değişir” 

Siyaset bilimci Deniz Yıldırım, CHP listelerine ilişkin, “Listeler tartışılır, kontenjan sayıları, isimler tartışılır. CHP, zor bir işle uğraşıyor. Hem masada İYİ Parti krizi sonrası yeniden bir araya getirme hem de Meclis seçimleri sürecinde ittifakı taşıma rolünü testiyi çatlatmadan yaptı. İktidar umudunu kendi tabanına vermişti. Kontenjanını da dört partiye ayırmak zorunda olduğu için sıkışmış bir CHP görüntüsü oluştu” dedi. 

Seçmenin bu seçimleri “olağanüstü şekilde” görmeye alıştığını kaydeden Deniz Yıldırım, “Burada başka bir tablo var. Ekonomik olarak bu kadar örselenmiş olumsuz etkilenmiş seçmen kitlesi iktidarın ayakta kalması durumunda otoriterleşmeyi daha fazla olacağını düşünüyor. Köprüden önce son çıkış seçimi gibi görülüyor. Bu da seçimi olağanüstü zemine taşıyor. Adaylık tartışmalarının böyle devam edeceğini ama seçime doğru referandum havasının oluşacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı. 

Yıldırım, HÜDA PAR ve Yeniden Refah’ın Cumhur İttifakı içerisinde yer alması ile kadın hakları tartışmalarının güçlü yaşandığı bir dönemde CHP başta olmak üzere Millet İttifakı’nın “daha fazla kadın adayla” listelerini hazırlamamasının ise bir eksiklik olduğunu da vurguladı. 

“Muhalefette sorun ortak dil” 

MAK Danışmanlık Başkanı Mehmet Ali Kulat da, CHP’nin kendi listelerinde altı partiye 77 kontenjan açmasının örneği görülmemiş bir durum olduğunu vurgulayarak, “Burada asıl sorun söylem birliği. Seçime bir ay kaldı ve hala ortak dil yok. ‘Muhafazakar seçmen oy verir mi?’ diye soruluyor. Saadet’in seçmeninin yüzde 95’i verir, DEVA’nın da çünkü hepsinin adayı orada. Onlar kendi seçmenini motive edecek ancak asıl sorun ortak dil problemi. Listelerden öte bir motivasyon problemi olduğu ortada. Bu nedenle listeler daha çok konuşulur durumda. Belki bir ittifak sözcüsü belirleyerek sorunu çözebilirler” dedi. 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir